O'nun Ümmeti Olmak En Büyük Şereftir
03 Şubat 2012 Cuma 11:58

O'nun Ümmeti Olmak En Büyük Şereftir

Mustazaf Der, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in dünyaya teşriflerinin hicri yıl dönümü münasebetiyle Dernek binasında bir programı düzenledi. Hz Muhammed'in hayatından kesitlerin aktarıldığı programda, onun ümmeti olma bilinci üzerinde duruldu.

DİYARBAKIR - Mustazaflar ile Dayanışma Derneği (Mustazaf Der) Diyarbakır Şubesi Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) dünyaya teşriflerinin hicri yıl dönümü münasebetiyle yoğun katılımlı bir program düzenledi. Programda Hz. Muhammed'in hayatından kesitler dile getirilerek, O'nun Ümmeti olma bilinci üzerinde duruldu.

 

Mustazaf Der Diyarbakır Şubesi binasında düzenlenen program Yusuf Pusmak'ın okuduğu Kur'an tilaveti ile başladı. Kur'an- ı Kerim tilavetinden sonra Araştırmacı Yazar Vedat Turgut, Hz. Muhammed'in hayatı, İslam'ın hâkim olması için verdiği mücadelesi ve ümmet olma şuuru üzerinde durdu. Turgut, bütün peygamberlere selam ve salât getirdikten sonra konuşmasına şöyle devam etti:

 

Hz. Muhammed'in Ümmeti Olmak Büyük Bir Lütuftur
"Yüce Allah bizi Hz Muhammed'in Ümmeti ile şereflendirerek bize büyük bir lütufta bulunmuştur, bundan dolayı Rabbimize ne kadar şükür etsek azdır, bu olay bizim için büyük bir olay ve onurdur. Hz. İsa Peygamberimizin Ümmeti olmak için Allah'a dua etmiştir, Allah da bu duasına cevap vererek, duasını kabul etti ve Hz. İsa'yı kendi katına çekmiş, ahir zamanda Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) Ümmetine iştirak edecek ve O'nun ümmetine katılacaktır. İnşallah bu gece O'nun Ümmeti ve takipçileri olduğumuzu deklere edeceğiz."

 

Hz. Muhammed'ten (sav) Önce Kız Çocukları Diri Diri Toprağa Gömüyordu
Turgut Hz. Muhammed daha dünyaya gelmeden önce Mekke ve dünyanın içinde bulunduğu durumu da şöyle dile getirdi: "O dönemde dünyaya iki süper devlet hâkimdi ve bu iki süper devlet dünyayı kendi aralarında paylaşmıştı. Bu iki devlet İran ve Bizans'tı. Bu iki süper güç o zamanın dünyasına yön verir ve onları sömürürdü. Peygamberimiz daha dünyaya teşrif etmeden önce Peygamber olarak gönderildiği toplumda ahlaksızlık başını almış gidiyordu, babalar kız çocuklarının olmasını bir eksiklik ve bir rezillik vesilesi olarak görüyordu. Kendilerince bu utanç ve rezillik vesilesi olan kız çocuklarından kurtulmak için onları diri diri toprağa gömüyorlardı. İşte peygamberimiz böyle bir dönemde ve böyle bir toplumda dünyaya geldi."

 

Hz Muhammed ve Dini İslam Evrenseldir
Her bir peygamber Hz. Muhammed'i (sav) müjdelemek için gelmiştir, diyen Turgut konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tüm Peygamberler belli kavme ve bölgeye gelirdi, ama Hz. Muhammed (sav), tüm kavimlere, tüm insanlara ve tüm dünyaya gelmiştir. Bu durum Peygamberimizin ve dinimiz olan İslam'ın evrenselliğinin en büyük özelliğidir. Hz. Muhammed asla şimdiki liderler gibi bir lider ve önder değildi, isteyen kişi istediği zamanda kendisi ile görüşebilir ve görebilirdi. Çünkü O her yönüyle örnek bir insan, bir lider, bir önder ve en önemlisi O bir Peygamberdi. Biraz önce o dönemde iki süper gücün dünyaya yön vererek sömürdüğünü ve dünyayı kendi aralarında paylaştığını ve Resulullah'ın (sav) doğumu onların yok olacağı müjdesi olduğunu söyledim. Evet, Peygamberi sevenler ve O'na tabii olan Müslümanların Hz. Muhammed'e olan bağlılıkları bu iki süper gücü yani İran ve Bizans'ı ortada kaldırdı. Bu sevgidir ki bugün Diyarbakır meydanlarında bir milyon kişi Peygamberi için bir araya gelip O'na olan bağlılık ve biatlarını tazeliyorlar."
Turgut, Allah'ın izni ve lütfüyle Müslüman olan halkımız Hz. Muhammed'in davetçi ve Sevdalılarını tanıyacaktır diyerek, İslam davetçilerine de şu tavsiyelerde bulundu: "Gelin bizler de bu Peygamber sevdasını daha da genişletelim. Ama bizler Peygamber Sevdalıları olarak ilk önce kendimizde sonra ailemizde sonra mahallemizde başlayalım ki Peygamber Sevdası her yere ulaşsın ve Peygamber halkası geniş olsun. Bizler Peygamber Sevdalıları olarak İslam'ı tebliğ ederken ölçümüz bellidir, ölçümüz Kur'andır, Peygamberimizdir, bu dava mezhepler üstü bir davadır."

 

İslam Cenneti Kadının Ayağı Altına Sermiş
Turgut, İslam dini ve bu dinin peygamberi olan Hz. Muhammed'in (sav) kadına büyük önem ve değer verdiğini söyleyerek, "İslam kadını sadece ev işleri ve çocuklara bakmak için yaratılmış bir şahsiyet olarak görmüyor. İslam Dini ve Peygamberi Hz. Muhammed (sav), Cenneti kadınların yani anaların ayakları altına sermiştir. Hz. Hatice Hz Muhammed'e (sav) ilk iman eden kişidir yani ilk Müslüman olan kişi bir kadındır ve bu kadın Peygambere vahiy geldiğinde Peygamberi ilk teskin eden ve ona destek veren kişidir. Resulullah'ın (sav) davasına ilk destek veren ve bu davada ilk şehid olan yine annemiz olan Sümeyyedir."

 

Turgut Uhud savaşında Okçuların durumunu anlatırken, Müslümanların her ne şart ve koşulda olursa olsun Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (sav) itaat etmesinin gerektiğini söyledi.

Program Vedat Turgut'un yaptığı dua ile son buldu. (Osman İçli - İLKHA)

Facebook'ta Paylaş


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.